Bugün açılmış bir soda şişesine gözüm takıldı. Kabarcıkların açılan kapakla birlikte havaya doğru hücum etmesi bana özgürlüğe koşan atları, aynı yöne doğru birlikte kanat çırpan kuşları, ağa takılan balıkları hatırlattı. Hem bireysel hem birarada hareket etme özgürlüğü ya da kısıtlılığı mı sorusunu dillendirdim.
Bu sıçrayış bir özgürlük mü yoksa yokoluşa davet mi bilemedim. Sonra okyanustaki damla, damladaki okyanusu bağlayıp sürüklendiğimiz hayatın akışındaki rollerimizi düşündüm.
Damladaki okyanus olmak mı güzel yoksa okyanustaki damla mı? Hepsi, hiçbiri, bir diğeri? Hangisi?
