DİRENÇ….

Haziran 19, 2013  |  GENEL

Sıkça marketlerde, çokça sokaklarda karşılaşırız. 2-3 yaşlarında bir erkek çocuk avazı çıktığı kadar bağırır, tepinir, hatta yerlere yatar…. İstediği olmayınca tepkisini dile getirir; annesine direnir…. Kişiliğini göstermek, kendini kabul ettirmek ister.. Bulduğu ve en etkili olacağını düşündüğü yöntemdir bu haykırış. Annenin tavrı ve dirayeti sonucu belirler. En tavsiye edilen çözüm yöntemi; çocuğun kişiliğini etkilemeksizin ve anne açısısından tavizkar görünmeksizin… Şefkatle ama otoritesini de sürdürerek….

8-10 yaşlarında bir kız çocuk. Halası,teyzesi veya anneannesi onu bir konuda uyarırken kulaklarını tıkayıp şarkı söylemeye başlar. Sizin sözünüze uymayacağım demez de duyamıyormuş gibi yapar. Empoze fikirlere karşıtlığını bir ifade biçimidir kendince…

Tüketiciler, müşteriler de direnç gösterirler. Bu defa karşılarında markalar, kurumlar, firmalar vardır. Bazen pasif bir direnişle ürün ve hizmeti almayı boykota çağırır, kullanmayı durdururlar; bazen de memnuniyetsizliklerini şikayetlere, üst mercilere, yetkili mahkemelere taşırlar….

Tarih sayfalarına GEZİ olark geçecek yaşadığımız bu dönemde ise direnmenin 1001 yaratıcı haline tanıklık ediyoruz. Tencereyle seslisini, kitapla sessizini, yürüyerek aktifini, durarak pasifini, bazen bir piyanoyla melodik, bazen bir söylemle dramatik olanını, sevgi ve paylaşımla eksilmeyeni, orantısız güç karşısında dağılarak küçülen ama halka halka büyüyeni….Direnmenin en güzel hallerinin daha nicesini….

3 yaşındaki erkek, 10 yaşındaki kız çocuk, aldığı ürünün bozuk çıkmasından yakınan tüketici, “GEZİ” timsalinde ve emsalinde milyonlar….Direnenler…

Hepsinin amacı, her dönem aynı: Beni bir dinler misin?


Yorum yazın

Comment moderation is enabled, no need to resubmit any comments posted.