Herkes o ilk çığlığı bekler. Bir bebek doğarken,o çığlık, dünyaya ilk merhabaya, sağlığa işarete ve kavuşmanın ilk anına bürünür. İstenir ve beklenir.
Üzüntülü bir annenin feryadı ise tahammül eşiklerini zorlayan, hüzne boğan ve tüm zamanların en istenmeyen halidir bir haykırış için.
Kep fırlatan bir öğrencinin çığlığı ne kadar azimse, karanlıkta kalanın çığlığı da ürkütücü bir çaresizliktir aslına bakılırsa…
Uzun yıllar görülmeyen eski dostla karşılaştığımızdaki nida, sevincin kat katını yaşatırken, telefonda aldığımız kötü haber de içimize akıttığımız sessiz çığlığın bedelini ödetir bize.
Yapılan pazarlama kampanyası sonundaki zafer çığlığı her zaman kriz sırasındaki imdat çığlığına tercih edilir. Ekipler için biri başarıyı, diğeri ise başarısızlık ihtimallerini temsil eder.
Siz olsanız hangisini seçerdiniz?
Çığlığa son mu, çığlığa yol mu?
