Yaz mı yaklaşıyor acaba; işaretlere bir bakalım….
Cemreler arka arkaya düşmeye başlar. Trençkotlar, montların yerini alır. Güneş yüzünü daha çok gösterir, ılık hava yüzümüze dokunur, Nisan yağmurlarının damlacıkları yanaklarımıza buseler kondurur, yorgunlukla sarhoşluk arasında kalan duygular bedenimizi kaplar.
Aş(ı)klar sokağa çıkar, çocuklar uçurtma uçurmaya başlar (ya da i-pad/i-pod/ bilgisayar/PS3 başından hafifçe kafalarını kaldırırlar), gençler kampus çimenlerine serilir.
Başka nasıl anlarız? Müsli ve fit ürünlerin adını daha sık duymaya başlarız. Spor ve fitness salonları “bikini sezonundan önce son çağrı”olarak hanımlara seslenir, açıkhava süslenir. Radyo spotları arabaları yaz bakım günlerine davet eder.
Dondurma promosyon mevsimi açılır. 1e1 Cornetta’lar havada uçuşur, birbirine kavuşur. Lipton Ice, Uludağ Limonata, Coca-cola, Fanta, Pepsi, Sütaş Ayran serinletici bir rekabete girişiverirler. Yeni sezon dondurma buzlukları ve şemsiyeler önce bakkal ve marketleri süslemeye başlar.
Kış etkilerinden koruyan kremlerin yerini güneşten koruyan ve bronzlaştırıcı krem reklamları almaya başlar. Aylık dergiler yaz makyajı, modası ve saç bakımı ile ilgili haber ve fotoğraflara yer verirler. Düğün mevsimi de açıldığından gelinlikten, çatala her türlü evlilik konsepti içerikte yer alır.
Gazete magazin muhabirleri selülitli/selülitsiz, mayolu/bikinili/pareolu, Bodrum/Bozcaada/Çeşme hazırlıklarına başlar.
Televizyon kanalları ağır çekime girer. Yarışma programları ve stüdyo formatları artar. Diziler sezon finallerine doğru kürek çekerken eski dizilerin ilk bölümden başlayan tekrarları gündüz kuşaklarını donatmaya başlar.
Yaz mı geliyor nedir?

