Yazmak mı, yazmamak mı?

Nisan 29, 2013  |  GENEL

Birkaç gündür birşeyler yazmadığımı farkettim. Aklımın karışıklığı mı, gün içindeki tempom mu “yazmamaya” sebepti bilemedim ama “yazma”nın ne demek olduğu üzerinde düşünmeye ve yazmaya başladım birdenbire.

Yazma; “Selvi Boylum Al Yazmalım”daki gibi ince bir başörtüsü mü, birçok köşe yazarının serzenişle bahsettiği her gün yazı yazma zorluğu mu, yoksa nice olumsuzluğa ve engellenmeye rağmen inatla yazmak mı?

Yazma bir çeşit yaklaşma aynı zamanda… “Düşeyazdım”, “öleyazdım” gibi dilimizdeki özel kullanımıyla da…Argodaki “asılma” anlamı taşıyan “bir kıza yazmak” haliyle de… Okurunu yazarına yaklaştıran da yine bu “yazma” değil mi?

Yazmak mı, yazmamak mı başlığını atınca da aniden şunlar gözümün önünden geçti: istenip de yazılamayanlar, oturup yazmak yerine alıntılar ve esinlemelerle oluşturulan nice metinler, yazılmış ama yazılmasından hiç memnun kalınmayan sözler…

Yazmak mı, yazmamak mı yoksa yazamamak mı ? İşte bütün mesele bu!


Yorum yazın

Comment moderation is enabled, no need to resubmit any comments posted.